Pazartesi, Nisan 28, 2008 - SOBELENDİM, EBEYİM... BEN KİMİM?

SOBELENDİM, EBEYİM...
BEN KİMİM ?
"Hayat perdesine düşen geçici bir gölge mi?"
"Yoksa rüyalarında dünyayı yaşayan bir sonsuzluk yolcusu mu?"
Geçen akşam arkadaşım http://guldestee.blogcu.com/
beni sobelemiş. Ama 35 yıl öncesinde bıraktığım saklambaç
oyunu, blogcu da evrim geçirip sobelenen kişinin kendini
A'dan Z'ye anlatmasına dönüşmüş.
İşte geldim arkadaşlar ebe olmaya hazırım.
Oyun başlıyoooor!..

Aşığım aşık, herşeye aşık...
Önce ALLAH'ıma ve onun yarattığı herşeye aşığım...
Atatürk hayranı, aileme düşkün, annesine tapan biriyim.
Babam ise doyamadığım, hep özlemlerimde kalanım...
Ruhun şad olsun, nur içinde yat, nur yüzlü babacığım...
Cesur bir kız oldum her zaman.
Doğru bildiğim herşeyi söylemekten çekinmedim bugüne kadar.
Can arkadaşlarım çoktu etrafımda ama...
Can dostları bulmak zordu bu devirde.
Ancak benim, kandan değil ama candan olduğum bitanecik Cankam var.
Hani herkesin kankası olur ya...
Can dostum, sağ kolum, öbür yarım...
Bir de cennet kokulu yavrularım...
Canımı canlarında bıraktıklarım...
Çocukluğunu doyasıya yaşayamamış, çocuklara kıyamayan,
yüreği çocuk kalmış bir insanım.
Çalışkan, "Çaresizseniz, Çare Sizsiniz!" diyen,
Daima herşeyin en iyisi için çabalayan,
çevresinde olup bitenlere asla duyarsız kalamayan, bir varlığım.
Doğancan'ım; analık duygusunu ilk tattığım,
hiperaktifliğiyle beni bir hayli yorsa da, varlığına duacı olduğum...
cennet gözlü, yakışıklı afacan oğlum.
Dilara'm; hayatımın ikinci güzel sürprizi...
Dert ortağım, küçük sırdaşım, "gönül alan", adı gibi yaşayanım.
cennet kokulu tatlı kızım... iyi ki varsın...
Benim en belirgin özelliğim; yavrularıma da aşıladığım,
her şart da doğruluk ve dürüstlüktür.
Evime özen gösteririm. Evim, evim, güzel evim...
ama hiçbir zaman işini bitiremediğim...
Evliliğin karşılıklı kutsallığına inanır,
bunun için hiç bir fedakarlıktan çekinmem.
Her türlü fikir ve düşünceye saygı gösteren,
kendi fikirlerini de söylemekten hiç çekinmeyen,
olaylara farklı açılardan bakabilen,
farkının farkına geç de olsa varabilmiş farklı biriyim.
Güzelimdir de aynı zamanda...
"Ayna, ayna, söyle bana, benden güzeli var mı bu dünyada" dedim,
yok dedi. Ben aynamın yalancısıyım.
Güzel bakan, güzel görür...
Biraz gevezelik yaptım ama, güzel olduğum kadar,
çok güvenilir biriyimdir de... Herkes böyle olduğumu söyler.
Gülmeyi ve güldürmeyi severim.
Gülümseyerek bakarım daima hayata. "Herşeye rağmen"...
Hayat benim için her anı hissedilerek yaşanılması gereken bir armağan.
Haksızlığa tahammülüm yoktur.
Her zaman hak yolunda ve haktan yana olmuşumdur.
Ayrıca epeyce de havalıyımdır.
Bunu da "Havan batsın" sloganı atanlardan öğrendim.
"Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni."
İnsanın hata yapanından değil, hile yapanından korkarım.
Hile yapanı affetmem ama hataya hoşgürüm sonsuzdur.
En büyük hayalim;
insanlığa ışık olabilmek ve arkamda duygu ve düşüncelerimi
yayabileceğim bir eser bırakabilmek.
İzmir doğduğum, büyüdüğüm, doyduğum
ve yaşamaktan büyük keyif aldığım "cennet"im...
İzmir'in kızları tescilli güzeldir ama yürekleri de bir okadar güzeldir.
Benim için inanç, iman ve ihlas çok önemlidir.
"İman; görmediğine inanmak, ödülü ise; inandığına kavuşmaktır."
Jest yapmayı ve yapılmasını çok severim.
Çünkü kibarlık insana yakışan bir özelliktir.
Ben koç burcunun bütün özelliklerini taşıyan, bir karaktere sahibim.
Kitap kurdu, kültürlü, karizmatik ama biraz da kırılganım.
Bu kadar kusur kadı kızında da olur demi yani...
Koyun gibi güdülmeyi ve yaşamayı ne kendime,
ne de başkalarına yakıştıramam.
Aynı zamanda koç kadını olduğum için,
lider olma vasıflarım ön plandadır ve lüks yaşamayı da severim.
Çünkü, insan özel bir varlıktır. Her türlü güzelliğe layıktır.
İyilik yapmayı sevdiğim ve merhametli olduğum için
"Melek" gibi bir insan olduğumu söylerler.
Ben sadece, bu dünyanın "cennet" gibi yaşanılası bir yer olmasını isterim.
Küçük şeylerle mutlu olabilen ve mutluluğun varılması gereken bir yol değil,
yolculuğun kendisi olduğuna inanan biriyim.
Nerede yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir aslında...
Hayata daima olumlu bakan ve olduğu gibi görünen biriyim.
Hayat insan için en büyük okuldur.
Ve her insan; öğrenmeye hazır bir öğrenci,
öğretmeye hazır bir öğretmendir.
Öğrenmenin sonu yoktur ve ölene kadar da öğrencilik bitmez...
Paraya değer vermem ama alışveriş yapıp,
para harcamayı çok severim.
Resim yaparken dinlenir, bütün dertlerimden uzaklaşırım.
Resim öğretmeni olmayı çok isterdim..
Sevgi hayatta en çok değer verdiğim
ve yüreğimden hiç eksik olmayan bir duygudur.
Sadece sevginin sözünü edenlerden değil,
sevgiyi gerçekten yaşayanlardanım.
Seven insan; kendine özgü biçimde çevresine meydan okuyandır.
Sevgi her zaman kolların açık duruşudur.
Sevgi için kollarınızı kaparsanız,
kendiniz dışında tutacak hiçbir şey kalmadığını görürsünüz.
Sevgi sadakati gerektirir, sadakat yoksa ilişki yürümez.
Şefkat de gerekli illa ki; kadın olarak beklediğimiz...
Şairin de dediği gibi, her kadın bir çocuktur aslında.
Ve biraz da şımartılmak, şaşırtılmak arada sırada...
Tolstoy; eserlerini okumaya doyamadığım, en sevdiğim yazarlardan biri.
Tesadüflere inanmam, yaşanan herşeyin sebebli olduğuna inanırım.
Hiçbir zaman umudumu kaybetmem.
Yerden yüksekteysek hep umut var demektir. Umut mumumuz hiç sönmesin!
Kimseyi bile bile üzmek istemem.
Üzdüğümü farkettiğim zaman, ben daha çok üzülürüm.
Vefa; benim için dostlarımın zor günlerinde yanında olmaktır.
Varlıkta değil, yoklukta yanında durabilmektir.
Yalnızlık Allah'a mahsustur. Yaradan kimseyi yalnız bırakmasın.
Yılandan korkmam, yalandan korktuğum kadar.
Ya olduğu gibi görünmeli insan, ya da göründüğü gibi olmalı...
Yay burcu insanı ; en iyi anlaştığım, yalnızlığımı paylaştığım,
yanında zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım, neşeli insanlardır.
Zalim olanlar ; zayıf kişilerdir, sevecenlik güçlülerden beklenir.
Zar zor da olsa zaman nasıl akıp geçmiş... Z' ye gelmişim meğer.
Sona sakladığım şeker... Zeyna'm; koşulsuz sevenimiz...
Ailemizin sadık ferdi, kara kızımız, kömür gözlü köpeğimiz...

Bir yanım tevazuda, Bir yanım dimdik ayakta, Misal Lâmelif… Elifi çözdüm, Lâmı düğümledim “Kendi”me bir Mim koydum “Kendim” oldum Dönüp dolaşıp sonunda Bir noktada son buldum..!
.
EVET...
(45'lik "MELEK" gözlerini yumdu ve saymaya başladı...)
A,B,C.......................V,Y,Z
Önüm, arkam, sağım, solum, SOBEEE..
Saklanmayan EBEEE...
Bi daha saymam ona göree !
Bende;
biricik kızım, http://zeynaa.blogcu.com/
küçük meleğim, http://okyonusmelegi.blogcu.com/
ve sevgili dostum, http://durusevdam.blogcu.com/ 'u
sobeliyorum.
OH BEEE.. KURTULDUM...
(Değerli Dostlarım; biraz uzunca bir sobeleme oldu...
Umarım sıkılmamışsınızdır. Sürçü lisan ettiysem affola...)

Bu papatyayı, sayfamın oluşumunda yardımlarını esirgemeyen,
Beyaz meleğim Cankam'a armağan ediyorum...
|